Kadınların yaklaşık %20’si androjenetik alopesiden muzdariptir; bu durum genellikle menopoz sonrasında görülür, ancak bazen ergenlik döneminde de başlayabilir.
Erkeklere kıyasla kellikten etkilenen kadın sayısı daha az olsa da, kadınlar da androjenetik alopesi yaşayabilir. Özellikle genç hastalarda psikolojik etkileri oldukça belirgindir. Günümüzde saç dökülmesini yavaşlatmaya veya durdurmaya yönelik etkili tedaviler bulunsa da, alopesiyi kalıcı olarak gidermenin tek yolu saç ekimidir.
Kadınlar, androjenetik alopesiden erkeklerle aynı nedenlerle etkilenir. Böbreküstü bezleri ve yumurtalıklar aracılığıyla androjen hormonları üretirler. Erkeklere kıyasla yaklaşık yirmi kat daha az hormon salgılasalar da, genetik yatkınlığı olan hastalarda bu miktar; saçların yaşam döngüsünün hızlanmasına ve saç köklerindeki kılcal damarların yeterince beslenmesini engelleyen hiperseborenin ortaya çıkmasına neden olmaya yeterlidir.
Erkeklerin aksine, kadınlarda androjenetik alopesi genellikle daha yaygın (difüz) bir şekilde görülür. Ayrıca yalnızca ense ve şakak bölgelerini değil, ön saç çizgisini de büyük ölçüde koruma özelliğine sahiptir.
Androjenetik alopesinin gelişiminde üç aşama bulunmaktadır: